Badem
B harfi ile başlayan bitkiler
BADEM
Badem / Prunus Dulcis
Gülgillerden bir çeşit ağacın yemişidir.Olgunlaştıktan sonra,sert kabukla kaplı olan içi yenir.Tıp alanında kullanılan kısmı da burasıdır.Acıbadem ve tatlı badem olmak üzere iki türü vardır.
Badem tohumlarında az miktarda protein, demir,kalsiyum,fosfor ve B vitaminleri ile yüksek oranda yağ bulunur.Kabukları sayularak taze yada kavrularak yendigi gibi ,pasta,tatlı ve şekerlemelerde de çok kullanılır.Bademden yapılan yiyeceklerin en bilinenleri acı badem kurabiyesi ile badem ezmesidir.Ayrıca Asya ülkelerinde bazı et ,tavuk ,balık ve sebze yemeklerine de badem katılır . Badem yagı ise eczacılıkta çeşitli bileşimlerin hazırlanmasında ,özellikle yumuşatıcı olarak ve yaraları iyileştirmek için kullanılır.
Badem , bedensel ve zihinsel yorgunlugu gideren badem,konsantrasyon gücünü arttırır.Ayrıca hamilelerin zayıf düşmemesini saglar sütle içilirse mideyi kuvvetlendirir . Baş,karaciger,ve böbrek ağrılarını hafifletir.Bronşit,boğaz ağrısı ,anjin,boğaz yanması ve akciğer hastalıklarında faydalıdır.
Koku tedavisinde ,masajlarda en iyi taşıyıcı olan badem yağı güneş yanıkları ve öksürük için rahatlatıcıdır.Yüz maskesi ve yüz kremleri yapımında da kullanılan badem yağıdan parfüm yapımında da yararlanılır.Öte yandan kabızlığı giderirken ,egzama ve kaşıntıların verdiği rahatsızlıkları azaltır.Böbrek ve mesane taşlarının düşmesine yardım eder.Kulak agrılarını dindirir.
Teslimat Seçenekleri

Telefon İle Sipariş

Kategoriler
Hastalıklar
Ürün Onayı

Bütün Ürünlerimiz İthalat Aşamasında T.C Sağlık Bakanlığı İlaç ve Eczacılık Genel Müdürlüğü tarafından onaylıdır.
Ürün Onayı

Bütün Ürünlerimiz T.C Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı onaylıdır.
Hızlı Menü
En Çok Satılanlar
Kredi Kartı

Haberler
- 04.03.2011
- 6 AY ÖMÜR BİÇİLDİ 6 YILDIR YAŞIYOR
- 21.07.2010
- YİYECEKLER VE VİTAMİNLER HAKKINDA ÖNEMLİ BİR NOKTA
- 21.07.2010
- YİYECEK EN GÜÇLÜ İLAÇTIR
- 21.07.2010
- GELECEK UMUT VADEDİYOR
- 21.07.2010
- VÜCUT YİYECEKLERİ NASIL KULLANIR?
- 24.04.2009
- Prof. Dr. Erdem Yeşilyayla'nın yazısı
- 24.06.2008
- Prof. Dr. Osman Müftüoğlu'nun yazısı






