Yüklüyor...

Boru Çiçeği

Bitkiseliksir Şifalı Bitkiler Ansiklopedisi

 

 

|-A- | -B- | -C- | -D- | -E- | -F- | -G- | -H- | -I- | -J- | -K- | -L- | -M- | -N- | -O- | -P- | -R- | -S- | -T- | -U- | -V- | -Y- | -Z- |

  

  


 B harfi ile başlayan bitkiler

 

  


 

BORU ÇİÇEĞİ
(Datura stramonium)
Patlıcangiller familyasındandır.Diğer adları tatula,tatala,benildikiabı zambak,bostan karanfili,büyü otu, cin otu,kokarot,şeytan elması.

50-200 cm boylarında beyaz bazen sarı çiçekli bir yıllık otsu bir bitkidir.Yaprakları 7-15 cm genişlik ve 10-25 cm uzunlukta saplı kenarları derin dişlidir;Hafif iç bulandırıcı kokulu ve acı lezzetlidir.Meyvesi ceviz büyüklüğünde ve üzeri dikenle kaplı bir kapsül halindedir.İçindeki siyah tohumlar böbrek biçimindedir.

Bitki ülkemizde yol kenarlarında harabeliklerde çöplerde yaygın olarak yetişir.
Bileşiminde başta hiyosiyamin olmak üzere atropin ve skopalamin gibi alkolitler bulunur.
Tohumlarla yaprakların spazm çözücü,kramp giderici,yatıştırıcı, uyuşturucu, sinir ağrılarını dindirici, astım iyileştirici etkileri vardır.

Yaşlılığa, astıma, parkinson hastalığına, nevraljiye, bogmacaya,solunum yolu rahatsızlıklarına karşı kullanılır.

Boruçiçeginin beyz çiçekleri sigara halinde astıma karşı içilir.Turhan baytop un belirtildiğine göre Ayvalıkta boruçiçeği tohumunu tütün içine koyup uyuşturucu sigara olarak içen kişiye “tatalacı” denirmiş.

Ancak Tatalacılık günümüzde de sürüyor olmalı:Şair İlhan Berk Bodrumlu denizcilerin boruçiçeğini sigara gibi içmeyi pek sevdiklerini tütünün zehrini onunla temizlediklerini yazıyor…

Bu arada bazı Batılı araştırmacılar Osmanlı askerlerinin savaştan önce içine bu bitkinin tohumlarının karıştırıldığı ballı bir macun yediklerini kaydetmekteler.Ondan sonra durdur Allah durdurabilirsen savaşçıları…

İlhan Berk üstadımız boruçiçeğini şöle tanıtıyor.

“Boruçiçeğini biliyormusunuz?
“Çiçekleri eski o kocaman borulu Sahibinin Sesi gramofonlarına benzer.Onun gibi kulağını dünyaya açmış o güzelim çiçeklerdendir.Dünya yalnız kulaklarını açmaklada kalmaz o diri som kaysı rengi sarısını da ibadullah biz yeryüzü canlılarına sunar.Böyle bir güzellikle yüklü olmak yalnız ama yalnız ona vergidir sanki.Sürekli kendini yenilediği içinde :’Dünyada olmak bu demektir!’ der gibidir.Akşamla ölümünü tamamlayıp sabaha kıl kalalarda külünden doğan anka gibi yeniden doğar.”

Kan Grubu