Erkek Eğreltiotu
E harfi ile başlayan bitkiler
Erkek Eğreltiotu
ERKEK EĞRELTİOTU, KURT EĞRELTİSİ
DRYOPTERIS FILIX- MAS (L.).RICH.
(Polypodiaceae-fam)
Bulunduğu Yerler: 1800 m. deniz seviyesine kadar sulak, gölgelik ormanlarda ve yüksek dağlarda yetişir.
Yapısı: 30-140 cm. kadar yüksek, seyrek kıllı, üst yüzü koyu yeşil, alt yüzü açık yeşil,ikişer tüysü yapraklı sapları sarımtrak, alt kısmı ve yaprak ekseni paslı kahve rengi pullarla kaplıdır. Sorlar (sorus sporjin gruplar) böbrek biçiminde olup yapraklrın alt yüzünde bulunurlar. Bunlar önce boz renkte, sonraları kırmızı kahverengini alırlar
Kullanılan Kısımlar: Kökler saplar erken ilkbaharda (mart) veya güz mevsiminde (eylül) çıkarılır. Topraktan çıkarılan kök saplar yıkanmadan evvel temzilenir. İri kök saplar boyunca değil enine kesilir. Gölgede veya 50 dereceye kadar ısılı fırınlarda kurutulur. Kuru köksapların dış kısmı koyu kahve rengi, iç kısmı açık yeşildir. Hafif karakteristik, kokulu, tahriş edici buruk tattadır. Kabul edilen rutubet %14 tür balya halinde paketlenir, kuru ve gölgede saklanır. Yararlılık müddeti bir yıldır. Taze halde küçük saplarda kullanılır. Bu maksatla toplanan köksaplar taze vaziyette alıcıya verilir. İhraç edilir bitkidir. Erkek eğreltiotu köksapları çıkarılırken, dişi eğreltiotu(arthrium filix-femina(l.) roth.) kök saplarıyla karıştırılmamasına dikkat edilmelidir, bu cinsin köksapları aykırı kesildiğinde, gözle görülür 2 iletken borucuk görülür (erkek eğreltiotunda ise iletken 10 dolayındadır) ve yaprakları da 2-3 defa tüylüdür; kartal eğreltiotu (pteridium axuilinium (L.Kuhn), bunun yaprakları derimsi sapı da yaprak kısmından daha uzundur, bütün kenarları, yaprak kenarları kıvrılıdır; dikenli eğreltiotu (nephrodium spinulosum mill.) bunun yaprakları ikişer tüysü bölüm dişleri kılçıklıdır.
Kimyevi Terkibi: Floroglusin ürünü (filisin, filiks asidi, flavapsid asidi, aspindol, albaspidin), eterik yağ yağlı maddeler flavonoidler, sepi ve acı maddeler, mum şekerler, fenol, sineol, reçine vs. ihtiva eder.
Erkeklerde eğreltiotunun köksapları muhtevasında bulunan floroglusin türeyikleriyle, başlıca paralize hassasına malik filisin ile bazı müelliflerine göre kelebek (metil) hastalığı, altlarda bağırsak kurtları(solucan), şeritleri zehirleyici protoplazma zehiri olarak takdir edilmektedir.
Hangi Hastalıklarda Kullanılır: Başlıca insan ve hayvanlarda şerit (tenya), solucan ve kelebek hastallarına karşı kullanılır.
Erkek eğreltiotunun köksapları Halk tababetinde nikris (podagra), romatizma, hastalıklarına karşı, haricen de deri sivilceleri ve genişlemiş vena ( taşır kandamarları) lara banyo olarak kullanılması tavsiye olunur.
Kullanılışı: Kök saptan 1 çorba kaşığı 400 gr. suda 10 dakika kaynatılır. Süzüldükten sonra 3 defa aç karnına ikişer saat arayla birer kahve fincanı alınır, 2 saat sonra da ingiliz tuzu alınarak ishal oluşur; müshil olarak hint yağı alınmaz, hint yağı organizma tarafından daha çok filisin alınması gerektireceğinden , zehirlenme meydana gelebilir. Genişleyen venalar için şu usulde banyo yapılır: Dövülmüş köksaplardan 0,5 kg. 5 lt. suda 2 saat (su eksilince ilave edilir) kaynatılır Banyolar yarımşar saat devam eder 5 banyodan sonra tekrar yeni köksaplar kaynatılır. 30 banyoya kadar devan edilir. Erkek eğreltiotu köksapları 1:10 nisbetinde kekin (sert) rakıda 20 gün bekletilerek tentür elde edilir. Bu tentür ile romatizmalı yerler yağlanır.
DİKKAT! BU BİTKİ ZEHİRLİDİR. DOKTOR KONTROLÜ ALTINDA ALINMALIDIR.






Teslimat Seçenekleri

Telefon İle Sipariş

Kategoriler
Hastalıklar
Ürün Onayı

Bütün Ürünlerimiz İthalat Aşamasında T.C Sağlık Bakanlığı İlaç ve Eczacılık Genel Müdürlüğü tarafından onaylıdır.
Ürün Onayı

Bütün Ürünlerimiz T.C Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı onaylıdır.
Hızlı Menü
En Çok Satılanlar
Kredi Kartı

Haberler
- 04.03.2011
- 6 AY ÖMÜR BİÇİLDİ 6 YILDIR YAŞIYOR
- 21.07.2010
- YİYECEKLER VE VİTAMİNLER HAKKINDA ÖNEMLİ BİR NOKTA
- 21.07.2010
- YİYECEK EN GÜÇLÜ İLAÇTIR
- 21.07.2010
- GELECEK UMUT VADEDİYOR
- 21.07.2010
- VÜCUT YİYECEKLERİ NASIL KULLANIR?
- 24.04.2009
- Prof. Dr. Erdem Yeşilyayla'nın yazısı
- 24.06.2008
- Prof. Dr. Osman Müftüoğlu'nun yazısı






