GÖĞÜS KANSERİ

GRİP, NEZLE VE DİĞER RAHATSIZLIKLARDA NELER YEMELİ, BESLENMELERİNE GÖRE DİYET YÖNTEMLERİ, HASTALKLARI HAKKINDA BİLGİ VE AÇIKLAMALAR

  

GÖĞÜS KANSERİ HAKKINDAKİ BİLĞİLER

Göğüs kanseri  kadınlar için  korku  verici bir  orana  doğru  yükseliyor:1990 yılında ,150.000 yeni vaka teşhis edildi.Tahmini 44.000 kadın her yıl bu hastalık nedeniyle ölmekte.Her 9 kadından biri göğüs  kanseri olur.Dikkatle  yapılan  kendi  kendine  muayene  ve 50 yaşın üstündekiler yılda bir çekilen momogram  bu kanserin  gelişmesini  önlemede  çok önemli  faktörlerdir.Bununla birlikte diyetin  de çok önemli  bir  rolü olabilir.

Diyet  Önerileri

Doğa göğüs kanserini önleyebilen 1ilaçlar”la doludur.Araştırmalar göğüs kanseri olan  kadınların  kanındaki  beta-karoten ve C vitamini  seviyelerinin  genelde  düşük olduğunu gösterir.Hem C vitamini  hem de  betakaroten  bakımından  zengin olan  sarı  ve turuncu  meyvelerden  ve sebzelerden  yeşil yapraklı  sebzelerden daha çok  yemek  göğüs kanseri riskinizi azaltabilir.

Göğüs kanseri olan  kadınların  östrojen  seviyeleri  genellikle  normalden  yüksektir.Östorejen  özelliklede  göğüsteki  ve üreme sistemindeki  östrojene  duyarlı  tümörlerin  büyümesini  uyarabilir.Kan  dolaşımında  bulunan  östorojen miktarlarını  azaltabilecek  yada  kontrol altında tutabilecek  herhangi bir madde  göğüs  kanserinin  bazı türlerini  önlemeye  yardımcı olabilir.Lahana  brokoli ve  Brüksel  lahanası  gibi  turunçgillerde  bulunan  indol adlı  bileşik  tümörün  büyümesini  sağlayan   ostoren bileşiklerini  etkisiz hale getirerek  göğüs kanserini  önleyebilir.Brokolide sulforafan  da bulunur,bu  bileşik sağlıklı  hücreleri  yok eden  kanserojen  maddeleri engelleyebilir.

Amerikan  Sağlık  Vakfı’nın  desteklediği son  bir araştırma, buğday  kepeği yiyen  kadınların   serum  östrojen  seviyelerinin  düşük olduğunu  buldu;bu da  araştırmacıların  göğüs  kanseri gelişme  riskini  azalttığına  inanmasını sağladı.

Soya fasulyesi ve  soya ürünleri de  göğüs kanserine  karşı  bir miktar  koruma sağlayabilirler.Genellikle  çok fazla  soyalı  ürün  yiyen  Doğulu kadınların  dolaşımındaki  östrojen  seviyeleri  beyaz kadınlara göre  %10 ila 15 daha azdır,göğüs  kanseri  oranları  da  çok daha düşüktür.Soyada  vücutta östrojen  benzeri maddeye dönüşen  ve  izoflavonlar diye anılan  iki madde bulunur,ekuol.Ekuol güçlü  bir  östrojeni östorojenin  ana bileşeni  olan  östradiolu  etkisiz hale getirir; onun östrojene  duyarlı hücrelere bağlanmasını  ve tümörün  büyümesini engeller.

Sitrus yağında  bulunan  limonen  labaratuvar sıçanlarında  meme tümörünün  gelişimini  engellemiştir.Aynı  etkiyi  insanlarda  da yapıp  yapmadığını  görmek  için  daha  pek çok  araştırma  yapılması  gerekmektedir:ancak  yine de  bol bol  portakal , greyfurt ve mandalina  yemek  iyi bir fikirdir.

Bazı  araştırmalar  balık yağında  ve keten yağında bulunan  omega-3 yağ asidinin  de meme  tümörü  dahil pek çok  tümörün  gelişmesini  engellediğini  gösterir.Buna  karşın  çoklu  doymamış  bitkisel  yağlarda bulunan  omeğa-3  yağ  asitleri  trans-yağ  asitleri  denilen  bir form oluştururlar bu da tümör  büyümesini teşvik  eder.

Yıllarca diyetteki  yağların  göğüs kanserirnin  görülme sıklığı  üzerine  etkileri hakkında  ateşli  araştırmalar yapılmıştır.Binlerce  hemşire üzerine  yapılan  büyük bir araştırmanın  sonucunda  diyetteki  yağ seviyesinin  göğüs kanseri gelişimi riski  açısından  bir etkisi olmadığısonucuna varıldı.Ancak  the Journal of the National Cancer Institute’deki  bir araştırma yağ  alımının  göğüs  kanserinin  tekrarlanmasında  gerçekten  fark yaratabileceğini  gösterdi.Araştırmacılar,cerrahiden  öce  bol yağlı yiyecek  yiyen  östrojence zengin  tümörü olan kadınlarda daha az yağlı yiyenlere göre  göğüs kanserinin  ikinci kez  ortaya çıkması  olasılığının  daha çok  olduğunu  fark ettiler.Doymuş  yağ  ana suçluymuş  gibi  görünüyor.Göğüs  kanseri  hikayesi  olan  kadınlar  yağ alımlarını  kısıtlamalılar.