Karanfil

Bitkiseliksir Şifalı Bitkiler Ansiklopedisi

 

 

|-A- | -B- | -C- | -D- | -E- | -F- | -G- | -H- | -I- | -J- | -K- | -L- | -M- | -N- | -O- | -P- | -R- | -S- | -T- | -U- | -V- | -Y- | -Z- |

  


 K harfi ile başlayan bitkiler

  


 

KARANFİL (Baharat)

(Eugenia caryophyllata ya da Syzygium aromaticum)

Mersingiller familyasındandır.(Eugenia adı, bitkiye, 1663-1736 yıllarında yaşamış bitkibilimciEguene de Savoie-Carignan’dan dolayı verilmiştir.Caryophyllata da, Yunancada “ceviz yapraklı” demektir.

Buarada, çiçek olan karanfille, baharatı birbiriyle karıştırmamak gerekir.Ççiçek karanfil, Sankritçe karnpehul’dan (kulağa takılan çiçek) gelirken; baharat olan karanfil eski Yunanca karyophyllon’dan geliyor.Karanfil denmesinin nedeni baharatın kokusunun karanfil çiçeğini andırması.)

10-12 metre boylarında, açık gri gövdeli ve hep yeşil bir ağaçtır.Karşılıklı dizilişli derimsi, parlak yaprakları insanı estirici ve şekerli bir buğu yayar.4 beyaz taç yaprağı ve 4 kırmızı yaprağı olan küçük çiçekleri vardır.

Ağaç dikilişinden 6-8 yıl geçtikten sonra ürün vermeye başlar ve bu verimliliği 50 yıldan fazla sürer.

Çansı pembe tomurcuklar gelişip tam çiçek açmadan önce, dalları kırmamak için tek tek elle toplanır.Tomurcuklar saplarından ayılandıktan sonra güneşte kurutulunca kahverengiye döner.Boyları 15-20 mm kadardır.Bir ağaçtan en çok 34 kg tomurcuk elde edilir.

Anayurdu Endonezya’daki Baharat (Moluk) Adlarıdır; ama bugün özellikle Afrika’nın doğusundaki Zengibar’da ve çevresindeki adalarda, Madagaskar’da, ayrıca Filipinlerde, Sri Lanka’da, Java’da, Sumatra’da, Brezilya’da, Hindistan’ın güney bölgelerinde, Çihindi’nde yetiştirilmektedir.

Karanfil , Çin’de İÖ 3.yy’dan bu yana tıbbi özellikleinden dolayı bilinir ve değerlendirilir.Java’dan Çin sarayına getirilmesinin nedeni, nedimelerin imparatorun huzuruna çıkmadan önce nefeslerini bununla temizlemeleridir.

Kimi Mısırlı mumyalarda karanfil kolyeler bulunmuştur.Dioskorides’ten (1.yy) kalan bir elyazmasında karanfil ilaç olarak anlatılır.

Batıdaki ilk iz:Roma imparatoru Büyük Konstantin’in Roma başpiskoposu Aziz Sylvestre’e verdiği hediyeler arasında 75 kg tutarında karanfil bulunur.5 yy’da  hala bu bahartın Çin ve Sri Lanka’dan geldiği sanılmaktadır.

Fransa’da bir mezardan çıkarılan altın bir kutunun içinden tek hazine olarak iki karanfil tanesi çıkmıştır!

Karanfil tomurcuğu Ortaçağ’ın (5-15.yy) sonlarında Avrupa’da yiyecekleri korumak için kullanılmıştır.

Kasranfillerden yapılma bir kolye güya kötü güçleri uzaklaştırırmışOrtaçağ’da vebaya karşı kemerinin içinde insanlar karanfil taşırlarmış.

Yine karanfilin cinsel gücü artırdığına inanılmıştır.1642’de Anders Rydaholm adlı isveçli bir bitki uzmanı, “Bir adam cinsel gücünü yitirirse, alkol almayı bıraksın ve içine 5 gr karanfil atacağı süt içsin, bu onu yeniden güçlendirir ve eşini arzulamaya başlar” diye yazmıştır.

1511’de karanfilin ve muskatın (küçük hindistancevizi) elde edildiği ada, Portekizliler tarafından keşfedilir.1605’te adaya Hollandalılar el koyar.Nihayet 1773’te Fransız bitkibilimci Pierre Poivre (“poivre”, Fransızcada “karabiber”!), karanfili ve başka bazı baharat bitkilerini anayurdu dışında yetiştirmeyi başarır!

Bu dönemden sonra, bahtının açık olması için her doğan çocuğa bir karanfil ağacı dikilmeye başlanır.

Ünlü İslam bilginleri El Kindi (800-870) ve İbn-i Sina (980-1037) karanfili çeşitli rahatsızlıkların tedavisinde kullanmışlardır.

Karanfil, bir ceza olmasının yanında;aynı zamanda, ağaçsı, yakıcı, güçlü ve hoş kokulu bir baharattır.Tomurcuk halinde, öylece bütün, ya da öğütülerek işlem görür.

Tarçın, karabiber, muskat gibi gibi diğer baharatlarla birlikte ya da tek başına yiyecek ve içeçeklere eklenir.Et, balık ve tavuk haşlamalarına, çorbaya, sıcak şaraba bütün olarak;köfteye, keklere, tatlılara, meyve salatasına, ekmeklere de, toz halinde ekilir.Bileşiminde tanen, reçine, uçucu ve sabit yağ, öjenol asetat, beta karyofilin, oleanik asit bulunur.

Karanfil tomurcuğunun genel olarak temizleyici, mikrop öldürücü, mantar yok edici, ağrı kesici, uyarıcı, sindirim kolaylaştırıcı, spazm, gaz ve ağız kokusunu giderici, mide bulantısını bastırıcı etkileri vardır.

Bu etkilerin bir bölümünü elde etmek için 20-50 gram karanfil tomurcuğu 1litre( 5 bardak) kaynar suya atılıp, 10-15 dakika demlendikten sonra günde iki-üç kez birer bardak içilir.

Karanfil tomurcuklarının damıtılmasıyla elde dilen karanfil esansı da diş hekimliğinde ağrı kesici ve mikrop öldürücü olarak kullanılır.Aynı esans romatizma türü ağrıların giderilmesi için de dışardan sürülür.

Piyasada karanfil diye bilinen bu taneler sorunlu dişin üzerine tatbik edilince ağrı azalır, kötü nefes kokusunu ya da sarımsak, soğan kokusunu gidermek için de karanfil tanesi ağızda çiğnenir.

Çekmeceye küçük bir paket karanfil konması, çamaşırları havalandırır ve güzel kokutur.

Karanfilin modern tıpta da yeri vardır.