Nar
N harfi ile başlayan bitkiler
NAR
Nar / Rümman
Nargiller familyasından Akdeniz bölgesinde Japonyaya kadar yabani olarak yetişen kırmızı çiçekli , dört köşe dallı,hafifçe dikenli bir ağaçtır.Yaprak kenarı ve sapı kırmızımtıraktır.Çiçekleri parlak kırmızıdır.Meyvesi portakal büyüklüğünde esmer kırmızı renkli çok tohumludur.Yenen kısmı tohumlarının etli ve bol usareli kısmıdır.Ağacın gövde kök ve dal kabukları;nişasta,mannit,reçineli maddeler,asitler,tanen puniçin ve olkoidler taşır.
Latince adı Punica Granatum olan nar özellikle içerdiği antioksidanlar sayesinde vücudun savunma sistemini güçlendirir.Tane olarak tüketilebildiği gibi suyuda sıkılıp içilebilir.Son yıllarda nar suyuyla ilğili yapılan araştırmalarda cilt kanserine ve erkeklerde prostat kanserine karşı koruyucu etkisi olduğu saptanmıştır.
Narın insan sağlığına olan faydalarını saymakla bitirmek mümkün değil.Adetabir ilaç hatta antibiyotik olan nar özellikle bağışıklık sistemini güçlendirerek insanı pek çok hastalıktan korur.İçerdiği bazı maddeler sayesinde kolesterol ve şekeri de dengeleyennar kalp sağlıgını koruduğu gibi kanser hücrelerininde gelişmesini engeller.
Nar suyundaki antioksidan miktarı yeşil çay kızılcık ve portakal suyuna göre 3 kat daha fazladır.Nar ayrıca diger bir antioksidan vitamin olan Cvitamini yönünden de zengindir.Vücudumuz için önemli mineraller olan demir ve potasyum içerigine sahip bir meyvedir.
Teslimat Seçenekleri

Telefon İle Sipariş

Kategoriler
Hastalıklar
Ürün Onayı

Bütün Ürünlerimiz İthalat Aşamasında T.C Sağlık Bakanlığı İlaç ve Eczacılık Genel Müdürlüğü tarafından onaylıdır.
Ürün Onayı

Bütün Ürünlerimiz T.C Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı onaylıdır.
Hızlı Menü
En Çok Satılanlar
Kredi Kartı

Haberler
- 04.03.2011
- 6 AY ÖMÜR BİÇİLDİ 6 YILDIR YAŞIYOR
- 21.07.2010
- YİYECEKLER VE VİTAMİNLER HAKKINDA ÖNEMLİ BİR NOKTA
- 21.07.2010
- YİYECEK EN GÜÇLÜ İLAÇTIR
- 21.07.2010
- GELECEK UMUT VADEDİYOR
- 21.07.2010
- VÜCUT YİYECEKLERİ NASIL KULLANIR?
- 24.04.2009
- Prof. Dr. Erdem Yeşilyayla'nın yazısı
- 24.06.2008
- Prof. Dr. Osman Müftüoğlu'nun yazısı






