Şimşir

Bitkiseliksir Şifalı Bitkiler Ansiklopedisi

 

 

|-A- | -B- | -C- | -D- | -E- | -F- | -G- | -H- | -I- | -J- | -K- | -L- | -M- | -N- | -O- | -P- | -R- | -S- | -T- | -U- | -V- | -Y- | -Z- |

  


 S harfi ile başlayan bitkiler

  


 

ŞİMŞİR

(Buxus sempervirens)

Şimşirgiller familyasındandır.Diğer adları Şümşür, Cımcır, Cımşır, Adi şimşir, Anadolu şimşiri.

(Buxus’un Yunanca “maşrapa, kutu” demek olan puxos’tan geldiği ve bunun bitkinin kapsül şeklindeki meyvesine bir gönderme olduğu belirtilmekte.Sempervirens ise, “hepyeşil, yapraklarını dökmeyen” demek.)

Budanarak 1-4 metre boylarında tutulan, 5-6 mtreye ulaşabilenleri de bulunan, bol dallı; üst yüzü koyu, alt yüzü açık yeşil, 1.5-3.5 cm uzunluk ve 0.5-1.5 cm genişlikteki, kısa saplı, karşılıklı dizlişli eliptik yapraklarını dökmeyen, ocak-mayıs aylarında yaprakların koltuklarında kurullar halinde beyazımsı yeşil çiçekler açan, uzun ömürlü  bir çalı ya da ağaçcıktır.Erkek çiçeklerin uçlarındaki dişi çiçekler zamanla, içinde siyah tohumlar bulunan üç boynuzsu çıkıntılı meyvelere dönüşür.

Şimşir dünyanın neredeyse hemen heryerinde çit ve süs bitkisi olarak yetiştirilir.Budanarak ona çeşitli şekiller verilir.Bu tarz kullanımının tarihi çok eskidir.Örneğin Romalılar bahçelerini piramit, top, sütun şekilli şimşirlerin yanındai çeşitli hayvan şekilleri verdikleri şimşirlerle de donatmıştı.Aynı tür kullanım, sofistike geometrik uygulamalarla zenginleşerek Rönesans (15-16.yy) döneminde de. Barok Fransız ve İtalyan bahçelerinde görülür.Zamanla unutulan bu uygulama günümüzde yeniden canlanmaktadır.

Emek vermeye de değer doğrusu:Ağaçcık tam 600 yıl yaşayabilir!Bu arada çokta yavaş büyür:Yılda ancak 15 cm. Olsun sabır şeydir… (Bu kitabı, bugün 27 Temmuz 2005, üç yıldır yazıyorum, ona bir üç yıl daha zaman ayırabilirsem belki bir şeye benzeyebilir.Bağışla, sevgili okur.)

Şimşirin odunu sarımsı ve serttir.Bu sertlik küçük ev eşyalarıyla süs eşyalarının yapımında imkan ve kolaylık sağlar.Ne var ki 15 cm’lik kalınlığa bitki ancak 30-40 yılda ulaşır.

Anayurdu Akdeniz havzasıdır.Avrupa, Asya ve Orta Amerika’da, 1600 metreye kadar kurak tepelerde, bayırlarda, orman açıklıklarında bulunur.Türkiye’de en çok Karadeniz dağlarında ve sonra Ege, Akdeniz bölgelerinde bulunurken, dekoratif ve çit amacıyla park ve bahçelere, özellikle de tarhların çevresine dikilir.

Çiçekleriyle balverici bir bitki olduğu halde yapraklarıyla hayvanlar için zehirlidir.Bileşiminde reçine, uçucu yağ, zamk, tanen, çeşitli alkoloitler (buxin, parabuxin, parabuxidin, buxamin) bulunur.

Yapraklarının ve kök kabuğunun safra ve idrar söktürücü, ateş düşürücü, terletici, kan temizleyici, kurt düşürücü etkileri vardır.Bunun için kurutulmuş  yapraklarından, ilkbaharda alınmış kök ve dal kabuklarından 30-60 gramı 1 litre (5 bardak) suyla kaynatılır ve yemeklerden önce birer bardak içilir.

Kurutulmuş yapraklarının 40 gramının 1 litre suda kaynatılmasıyla elde edilmiş sıvının içilmesiyle, karaciğer ve safra yolları rahatsızlarını iyileştirici, hafif ishal edici etki sağlanır.

Dikkat,taşıdığı alkaloitler yüzünden  doz aşımı ,kusma,ishal,solunum bozukluğu ile kendini  gösteren  zehirlenmeye yol açabilir!Buna dikkat edilmeli,hekim önerisi ve denetimi olmadan kullanılmamalıdır!

20 gram şimşir yaprağının  1 litre  suda  kaynatılmasıyla elde edilen sıvıyla baş sık sık  yıkanırsa  saç çıkaracağı yada  saç dökülmesinin  duracağı  umulur.”Kel başa şimşir  tarak”sözü şimşirin  tarak  yapımına  uygunluğuyla  ilgili  olduğu kadar belki bu durumla da ilişkilidir….