Turp Otu
T harfi ile başlayan bitkiler
TURP OTU
(Raphanus raphanistrum)
Turpgiller familyasındandır.
20-60 cm boylarında ,dallı tüylü,yeşil gövdeli;altta dişli kenarlı,telekli,uçtaki parça yuvarlak ve geniş büyük yaprakları;üstte dişli kenarlı dikdörtgenimsi yada yumurtamsı hafif tüylü küçük yaprakları olan ;mayıs-eylül aylarında belirgin damarlı sarı yada toprağın durumuna göre morumsu damarlı beyazımsı renkli 12-18 mm çapında 4 taçyapraklı çiçekler açan bir bazen iki yıllık otsu bir bitkidir.Çiçeklerin bir kaçı bir arada şemsiyemsi bir durum oluşturur.
1-10 bölmeli yamru yumru gövdeli ama ucunda sivri bir uç bulunan uzun hardalsı börülcemsi meyve 2-6 cm uzunluğunda ve ortalama 3-5 mm çapındadır.Her bölmede 2-3 mm uzunluğunda ince esmer bir tohum bulunur.
Anadolu’da ve Avrupa’da 1500-2000 metre yüksekliğe kadar olan bahçelerde tarım alanlarında sürülmemiş yerlerde yıkıntılarda kendiliğinden yetişir.Akdeniz kıyısında pek bulunmaz.
Üretimi tohumla olur, kendiliğinden döküldüğü gibi özellikle Avrupa ülkelerinde yaygınlıkla tarımı yapılır.
Başka ürün ekilen tarım alanlarında zararlı ot muamelesine uğrar ancak baş edilmesi kolay bir ottur.
Teleksi yaprakları ve çiçekli taze dalları Ege bölgesinde haşlanıp yada doğrudan salata yapıldığı gibi kavrulup yumurta kırılarakta yemek yapılabilir.
Tazeyken yaprakların ve dalların hafif acı baharlı bir lezzeti vardır.Taze dallar soyularak yenildiğinde bu acılık kalmaz.
Tohumlardan elde edilen yağdan sabun yapılır.
Teslimat Seçenekleri

Telefon İle Sipariş

Kategoriler
Hastalıklar
Ürün Onayı

Bütün Ürünlerimiz İthalat Aşamasında T.C Sağlık Bakanlığı İlaç ve Eczacılık Genel Müdürlüğü tarafından onaylıdır.
Ürün Onayı

Bütün Ürünlerimiz T.C Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı onaylıdır.
Hızlı Menü
En Çok Satılanlar
Kredi Kartı

Haberler
- 04.03.2011
- 6 AY ÖMÜR BİÇİLDİ 6 YILDIR YAŞIYOR
- 21.07.2010
- YİYECEKLER VE VİTAMİNLER HAKKINDA ÖNEMLİ BİR NOKTA
- 21.07.2010
- YİYECEK EN GÜÇLÜ İLAÇTIR
- 21.07.2010
- GELECEK UMUT VADEDİYOR
- 21.07.2010
- VÜCUT YİYECEKLERİ NASIL KULLANIR?
- 24.04.2009
- Prof. Dr. Erdem Yeşilyayla'nın yazısı
- 24.06.2008
- Prof. Dr. Osman Müftüoğlu'nun yazısı






